Isaac Newton Kimdir?

.
Isaac Newton, (Gregoryen takvimi için: d. 4 Ocak 1643 – ö. 31 Mart 1727)(Jülyen takvimi için: 25 Aralık 1642-20 Mart 1726), İngiliz fizikçi, matematikçi, astronom, mucit, filozof, ilahiyatçı. En büyük matematikçi ve bilim adamlarından biri olduğu düşünülür. Bilim devrimine ve heliyosentirizm’in gelişmesinde katkıları olmuştur. Türev ve integralin mucididir.1687 Isaac Newton (1643–1727) İngiliz Yer çekimi yasalarını keşfetti.
Isaac Newton İngiltere’nin Lincolnshire(tam bilinmemektedir. Bazı kaynaklar Waalsthsnp olduğunu söyler) kentinde doğdu. Çiftçi olan babasını, doğumundan üç ay önce kaybetmişti. Annesi ikinci kez evlendi. İkinci evlilikten üç üvey kardeşi olan Isaac Newton anneannesinde kalıyordu. On iki yaşında Grantham’da King’s School’a yazılan Newton, bu okulu 1661’de bitirdi. Aynı yıl Cambridge Üniversitesi’ndeki Trinity Koleji’ne girdi. Nisan 1665’te bu okuldan lisans derecesini aldı. Okumaya devam et Isaac Newton Kimdir?

Jerome Cardan kimdir?

.

1551 Jerome Cardan (1501-1576) İtalyan Kehribarın bazı hafif maddeleri çektiğini farkederek elektrik ile manyetizma arasında bağıntı kurdu.

Gerolamo Cardano ya da Girolamo Cardano (İngilizce Jerome Cardan, Latince Hieronymus Cardanus) (24 Eylül 1501, Pavia – 21 Eylül 1576), İtalyan Rönesans matematikçisi, fizikçi, astrolog ve hekimdir.
Leonardo da Vinci’nin arkadaşı da olan matematiksel yetenekli Avukat Fazio Cardano’nun gayri meşru oğludur.
Cardano, Milano’da (1539) Practica Arithmetica’yı basıma hazırladı. Cardano, Tartaglia’yı davet etti ve birçok ısrardan sonra ondan 3. dereceden denklemin sonucunu nasıl çözülebileceğini öğrendi. Tartaglia’dan aldığı bu bilgiyi kendisi kitabında basana kadar gizli kalacağı üzerine Cardano’dan söz aldı, ancak Cardano sözünü tutmadı. 1545’de cebir alanında ilk Latince bilimsel eser olan Ars Magna’yı (büyük sanat) yayımaladı. Okumaya devam et Jerome Cardan kimdir?

Johannes Kepler Kimdir?

.

Johannes Kepler (d. 27 Aralık 1571 – ö. 15 Kasım 1630), Alman gökbilimci, fizikçi ve matematikçi.
Çağdaş astronominin kurucusu sayılan Kepler 1571 yılında Almanya’nın güneyinde bulunan Weil’da doğdu. Çocukluğunda çok hasta olmasından dolayı ellerinde ve gözlerinde kalıcı bozukluk olmuştu. Buna rağmen Tübingen Üniversitesi’ne girdi ve öğrenim gördü. 1591’de yüksek lisans derecesi aldı. Graz’da matematik profesörlüğü yaptı. Bu dönemde yazdığı Mysterium cosmographicum (Evrenin Gizleri, 1596) adlı yapıtında açıkladığı gezegen sistemiyle ünlü astronomlar arasına katıldı. 1598’de Graz’daki protestanların kenti terk etmelerinin istenmesi üzerine Kepler dönemin ünlü astronomu olan ve Prag’da devlet matematikçisi olarak çalışan Danimarkalı astronom Tycho Brahe’nin çağrısıyla Prag’a yerleşti. Tycho’nun ölümü üzerine İmparator II. Rudolf tarafından onun yerine atandı. Tycho Brahe’nin derlediği değerli astronomik gözlemlerden yararlanan Kepler, gezegenlerin hareketleriyle ilgili çalışmaları sırasında Mars’ın yörüngesini incelerken kendi adıyla anılan yasaların ilk ikisini buldu.
II. Rudolf’un yerine geçen kardeşi, Kepler’i Yukarı Avusturya devletleri matematikçisi olarak atadı. Linz’de kaldığı 14 yıl içinde iki kitap yazan Kepler, burada üçüncü yasasını keşfetti.

1. yasası: Bütün gezegenler, odaklarından birinde Güneş’in bulunduğu elips biçimli yörüngeler üzerinde hareket eder.

Okumaya devam et Johannes Kepler Kimdir?

Galileo Galilei Kimdir?

.

Galileo Galilei (15 Şubat 1564 – 8 Ocak 1642) bir İtalyan fizikçi, matematikçi, gökbilimci ve filozofu olup, Bilimsel devrim’de büyük bir rol oynamıştır. Galileo, “modern gözlemsel astronominin babası,” the “modern fiziğin babası, “bilimin babası,” ve “modern bilimin babası” olarak adlandırılmaktadır. Stephen Hawking, “Galileo, belki diğer insanlardan modern bilimin doğuşundan sorumlu olduğu için daha fazla bir kişiydi.” der,
1564’te İtalya’nın Pisa şehrinde doğdu. Dönemi­nin tanınmış müzikçilerinden Vincenzo Galile­i’nin oğlu olan Galileo, ilk tahsilini Floransa’da yaptı. 1581’de Pisa Üniversitesi’nde tıp tahsiline başladı. Ancak parasızlıktan okulu terk etti. 1583’ten itibaren matematiğe ilgi duyan Galileo, bu konudaki çalışmaları sayesinde, 1589’da Pisa’da profesörlük elde etti. Okumaya devam et Galileo Galilei Kimdir?

Wilhelm Eduard Weber Kimdir?

Wilhelm Eduard Weber (d. 1804 Wittenberg, Almanya – ö.1890 ), Alman fizikçi. Teoloji profesörü Michael Weber’in oğludur.
Matematik, jeodezi ve astronomi alanlarında çalıştı. 1807 yılında yıldız gözlemevi direktörlüğü yapmaya başladı. 1831’den sonra Carl Friedrich Gauss ile bir ekip kurup, o günlerde büyük bir karmaşa yaratan elektromanyetizma teorisini yeniden ele aldı. Manyetizmanın ölçülmesine yönelik çok hassas yeni birimler oluşturdu mutlak yer manyetik alanı ölçümleri yaptı elektromanyetik yüklerin etkileri hakkında çok önemli teoremlere ulaştı. Okumaya devam et Wilhelm Eduard Weber Kimdir?

Bernoulli prensibi nedir?

Bernoulli, Daniel (1700-1782), Hollanda asıllı, İsviçreli bilim adamı. Akışkanlar mekaniğinin temel prensiplerini ortaya koymuştur.
Sıvıların akışını incelemiş ve kendi adı ile anılan; “Akış boyunca her noktada, sıvıların statik basıncı ve akış hızı ters orantılıdır.” prensibini formüle etmiştir.
V: Hız P:Basınç
P1xV1=P2xV2
P1=2 V1=3
P2=1 ise 2×3=1xV2 eşitliğinden V2=6 ( hava dar alandan geçerken hızlanmış)
Akan sıvılarda, hız ve statik basınç toplamı sabittir!
Hız azaldığında ………….» Statik basınç yükselir
Hız yükseldiğinde ………….» Statik basınç düşer

Gündönümü nedir?

Gündönümü, yılda iki kez tekrarlanan ve güneşin dünyaya (ekvator çizgisine) en uzak mesafede olduğu ana verilen addır. Günlerin ve gecelerin kısalmaya veya uzamaya başladığı andır.
Yaz Gündönümü`nde (yaklaşık 21 Haziran), güneş ışıkları Yengeç Dönencesi`ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler kısalmaya, güney yarıkürede uzamaya başlar. Bu tarih bazı ülkelerde kuzey yarıkürede yazın, güney yarıkürede kışın başlangıcı sayılır. Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir.Güney yarıkürede en kısa gün,Kuzey yarıkürede en kısa gece yaşanır.
Kış Gündönümü`nde (yaklaşık 22 Aralık[1]), güneş ışıkları Oğlak Dönencesi`ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler uzamaya, güney yarıkürede kısalmaya başlar. Bu tarih bazı ülkelerde kuzey yarıkürede kışın, güney yarıkürede yazın başlangıcı sayılır. Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir.Güney yarıkürede en uzun gün,Kuzey yarıkürede en uzun gece yaşanır.

Ömer Hayyam kimdir?

Doğum :18 Mayıs 1048-İran

Ölüm :4 Aralık 1131-Fars

Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim’el Hayyam veya Ömer Hayyam Fars, şair, filozof, matematikçi ve astronom.

Hayyam Nişaburludur. Yaşadığı dönemin ünlü veziri Nizamül-Mülk ve Hasan Sabbah ile aynı medresede zamanın ünlü alimi Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el Lübad’dan eğitim görmüş ve hayatı boyunca her ikisi ile de ilişkisini kesmemiştir. Bazı kaynaklar; Hasan Sabbah’ın Rey kentinden olduğu Nizamül-Mülk’ün de yaşça Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah’tan büyük olduğunu ve böylece aynı medresede eğitim görmediklerini belirtmektedir. Yine de Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamül-Mülk’ün ilişki içinde olduklarını inkâr etmemektedir.

Birçok bilim adamınca Bâtıni, Mutezile anlayışlarına dâhil görülür. Evreni anlamak için, içinde yetiştiği İslam kültüründeki hakim anlayıştan ayrılmış, kendi içinde yaptığı akıl yürütmeleri eşine az rastlanır bir edebi başarı ile dörtlükler halinde dışa aktarmıştır.

Çadırcı anlamına gelen “Hayyam” takma adını babasının çadırcılık yapmasından almıştır. Ayrıca İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bir semte adını da vermiştir. Tarlabaşı bulvarında Sakızağacı ışıklardan başlayıp, Tepebaşı’na kadar inen caddenin adıdır. Hayyam aynı zamanda çok iyi bir matematikçiydi. Binom Açılımını ilk kullanan bilim adamıdır. Hayyam, genelde şiirlerindeki eğlence düşkünlüğünün belirgin olmasından dolayı Rubâileri ile ünlenmiştir.

Geçmişte yaşamış birçok ünlünün aksine Ömer Hayyam’ın doğum tarihi günü gününe bilinmektedir. Bunun sebebi, Ömer Hayyam’ın birçok konuda olduğu gibi takvim konusunda da uzman olması ve kendi doğum tarihini araştırıp tam olarak bulmasıdır.

Rubailerinde, dünya, var oluş, Allah, devlet ve toplumsal örgütlenme biçimleri gibi hayata ve insana ilişkin konularda özgürce ve sınır tanımaz bir şekilde akıl yürüttüğü görülmektedir. Akıl yürütürken ne içinde yaşadığı toplumun ne de daha öncesi zamanlarda yaşamış toplumların kabul ettiği hiçbir kurala bağlı kalmamış, kendinden önce yaşayanların insan aklına koymuş olduğu sınırları kabullenmemiş, bir anlamda dünyayı, insanı, var oluşu kendi aklıyla baştan tanımlamış; bu nedenle de çağını aşarak “evrenselliğe” ulaşmıştır. Ancak unutmamak gerekir ki Hayyam’ın yaşadığı dönem, kendisi gibi çağları aşan ve tarihin gördüğü en büyük düşünürlerden birini yaratacak sosyo-kültürel altyapıya sahipti. Kendi tarihinin belki de en aydınlık dönemlerini yaşayan İslam dünyasında felsefenin hak ettiği ilgiyi gördüğü, Selçuklu saraylarında ise sentez bir Orta Doğu kültürü (Türk-Hint-Arap-Çin-Bizans) oluşmaya başladığı bir dönemde yaşayan düşünür, böylece nispeten yansız ve bilimsel bir öğrenim görmüş, Müslüman fakat felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde özgürce felsefe ile ilgilenebilmiştir.

Hayyam, aynı zamanda dünya bilim tarihi için de önemli bir yerdedir. Dünyanın ilk rasathanesini kurmuştur. Günümüzde kullanılan Miladi ve Hicri Takvimlerden çok daha hassas olan Celali Takvimi’ni hazırlamıştır. Okullarda Pascal Üçgeni olarak öğretilen matematik kavramı aslında Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur. Matematik, astronomi konularında dünyanın önde gelen bilim adamlarındandır. Birçok bilimsel çalışması olduğu bilinmektedir.

Yaşadığı dönemi takip eden yıllar boyunca, İslam dünyasında düşünce ve aklı reddeden bir yapının oluşması, İslam coğrafyasında siyasi iktidar mücadelesi, toplumsal sınıflar arasındaki mücadelelerde iktidarların geniş halk kitleleri üzerinde otoritelerini koruyabilmek adına dini kullanması neticesinde adeta “yobazlığın” iktidara oturtulması; Ömer Hayyam gibi insan

aklına ışık tutmaya çalışmış birçok düşünürün “sapkın” ilan edilmesine, genel anlamda toplumsal eğitim seviyesinin düşmesi nedeniyle de Ömer Hayyam’ın şarap ve zevk düşkünü olarak anlaşılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle Ömer Hayyam tüm zamanlarda iktidara muhalif olanlar için bir ilham kaynağı olagelmiştir.

Pek çok Rubai ünü sebebiyle Hayyam’ınkilerine karıştırılmıştır, bilinen kadarıyla Rûbailerinin sayısı 158’dir. Fakat kendisine mal edilenler binin üzerindedir.

Ayrıca Ömer Hayyam için tarihteki ilk bilinen savaş karşıtı eylemci yakıştırması da yapılmaktadır.

Rubailerinin Türkçeye çevirisi farklı birçok çevirmen tarafından yapılmışsa da rubaileri Türk halkına sevdiren çeviri Sabahattin Eyüboğlu tarafından yapılmıştır.

Eserleri

Hayyam’ın eserlerinden 18 tanesinin adı bilinmektedir, çeşitli bilim dallarında birçok eser yazmıştır.

Ziyc-i Melikşahi. (Astronomi ve takvime dair, Melikşah’a ithaf edilmiştir)

Kitabün fi’l Burhan ül Sıhhat-ı Turuk ül Hind. (Geometriye dair)

Risaletün fi Berahin İl Cebr ve Mukabele. (Cebir ve denklemlere dair)

Müşkilat’ül Hisab. (Aritmetiğe dair)

İlm-i Külliyat (Genel prensiplere dair)

Newruzname (Takvim ve yılbaşı tespitine dair)

Risaletün fil İhtiyal li Marifet. (Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair. Almanya Gotha kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)

Risaletün fi Şerhi ma Eşkele min Musaderat(Öklid’in bir probleminin çözülmesi metoduna dair, Hollanda Leiden kütüphanesinde bir nüshası vardır. F. Woepcke fransızcaya çevirmiştir.)

Risaletün fi Vücud (Felsefede ontoloji bahsine dair. Britanya kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)

Muhtasarun fi’t Tabiiyat (Fizik İlmine dair)

Risaletün fi’l Kevn vet Teklif (Felsefeye dair)

Levazim’ül Emkine (Meskûn yerlerin iklimi ve hava değişikliklerine dair)

Fil Cevab Selaseti Mesâil ve fi Keşfil Hicab (Üç meseleye cevap ve alemde zıtlığın zorunlu olduğuna dair)

Mizan’ül Hikem (Pırlantalı eşyaların taşlarını çıkarmadan kıymetini bulmanın yöntemine dair)

Abdurrahman’el Neseviye Cevab (Hak Teâlâ’nın alemleri yaratmasının ve insanları ibadetle yükümlü kılmasının hikmetine dair)

Nizamülmülk (Arkadaşı olan vezirin biyografisi)

Eş’arı bil Arabiyye (Arabça rûbaileri)

Fil Mutayat (İlim prensipleri)

HAZİNİ ( ? – 1155 )kimdir

Asıl adı Abdurrahman El Mansur olan bu İslam bilgini, XI. Yüzyıl sonları ile XII. Yüzyıl’ın başlarında, Horasan’da yaşamıştır. fizik, astronomi ve matematik âlimi. İsmi Abdurrahman el- Mansur el-Hazini olup, künyesi Ebü’l-Feth’tir. Doğum tarihi belli değildir. Türkistan’ın Merv şehrinde yetişti ve 1118 (H.512) senesinden îtibâren tanınıp meşhur oldu. 1155 (H.550) senesinde vefat etti. Bâzan Ebû Ca’fer Ali Hazini adlı başka bir âlim ile karıştırılmaktadır. Ebû Ca’fer Ali el-Hazini de devrinin önde gelen âlimlerindendi ve bilhassa matematik ve astronomi ilimlerinde söz sahibiydi. Ebü’l-Feth Hazini bu zatın kölesi idi. Hâzinî’deki kabiliyeti fark eden Ebû Ca’fer, ona ilim öğrettikten sonra azam etti. Batı ilim dünyasında İbn-ül-Heysem’e (Al-Hazen) denildiği için de Hazini ile karıştırılmaktadır.

Abdurrahman Hazini, doğup büyüdüğü Merv şehrinin ünlü âlimlerinden iyi bir tahsil gördü. Özellikle fizik, astronomi ve matematik ilimlerinde devrinde söz sahibi oldu. İbn-i Heysem ve Bîrûnî’nin eserlerini inceleyip istifade etti. Astronomiye çok önem verdi. Birçok İslâm şehirlerinde kıblenin nasıl bulunabileceği hususunda esaslı çalışmalar yaptı.

Fiziğin dinamik ve hidrostatik konularına ağırlık verip bilhassa hidrostatik üzerine yöneldi. Sıvıların yoğunluğunu ölçme âletini keşfetti. Ayrıca, Bîrûnî’nin kullandığı altı geniş, üstü dar konik bir kap biçimindeki âlet ile cisimlerin sıvılar içindeki sürüklenme mukavemetleri konusunu da inceledi. Birçok katı ve sıvı cismin yoğunluklarını son derece hassas ve bugünkü neticelere yakın bir şekilde tespit etti.

Hazini, kimyasal maddelerin yoğunluk ve özgül ağırlıklarını ölçmek amacıyla icat ettiği hassas terazilerle, kimya bilimine de önemli katkılarda bulundu. Öyle ki, icat ettiği ve “Mizanü’l-Hikme” (Hikmet Terazisi) adını verdiği bu hassas terazi ile yaptığı yoğunluk ve ağırlık ölçümleri, günümüz teknolojisi kullanılarak yapılan ölçümlerden pek farklı değildir:

Madde Biruni’ye göre Hazini’ye göre Modern ölçüm

Altın 19.26 19.05 19.26

Demir 7.82 7.74 7.79

Bakır 8.92 8.83 8.85

Yakut 3.75 3.60 3.52

Zümrüt 2.73 2.62 2.73

Kuvarts 2.53 2.58 2.58

Kalay 11.40 11.29 11.35

İnci 2.73 2.62 2.75

Ebu Maşer Belhi Kimdir

Bağdat’ta yetişen büyük astronomi âlimi. (785–886) Med-cezir olayını (gel-git) ilk keşfeden bilgindir.

İsmi, Cafer bin Muhammed bin Ömer el-Belhîdir. 785 (H.169) senesinde Belhte doğduğu, kaynaklarda zikredilmekteyse de bu tarih kesin değildir. Batı ilim dünyasında Albumasar ismiyle meşhur oldu.

886 (H.272) senesi Mart ayının sekizinde Vasıt şehrinde vefât etti.

Ebû Maşer, ilk ilmî çalışmalarını İran Tarihi, Horasanda konuşulan yerli diller ve Hint kültürü üzerinde yaptı. Hadis ilminde büyük âlimler arasında yer aldı. İlim öğrenmek için gittiği Bağdat’ta astronomi ilmine yöneldi. Bıkmadan, yorulmadan yaptığı çalışmalar ve hırsı sayesinde devrinin en büyük astronomları arasına girdi. Astronomi alanındaki çalışmalarında hocası Sened bin Âlinin eserlerinden faydalandı.

Ebû Maşer, büyük âlim Bettânî ile aynı zamanda yaşamıştır. Eserleri Avrupa’da astronomi ve matematik ilimlerinin gelişmesinde derin etkiler bıraktı. Kendi adıyla anılan meşhur hesaplama metodu, asırlar boyunca astronomi ilimleri sâhasında temel müracaat noktası oldu.

İlk defa med-cezir hâdisesini keşfeden Ebû Maşer, bunun mahiyetini ve ay ile olan münasebetini bildirdi. Bu bilgiler sonra Avrupa ilim çevrelerine intikal etti. İlim tarihi araştırmacılarından Philip K. Hitti: “Gel-git olayının prensip ve kânunlarını Avrupa’ya öğreten, bu alandaki teoriyi ilk defa ortaya atan Ebû Maşerdir.” demektedir.

Ebû Maşer ayrıca enlem derecelerini uzunlukları hakkında da fikirler ileri sürmüştür. Onun gerek med-cezir ile ilgili, gerekse enlem derecelerini hesaplama konusundaki açıklamaları, astronomik coğrafyada Avrupa’ya yol gösterdi.

Eserleri:

Ebû Maşerin astronomi ve vakitlerin hesaplanmasına dair birçok eseri vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

1) Zîc-ül-Kebîr: Bu eserde yıldızların hareket ve faaliyetlerini incelemektedir. Eser, astronomiye dair bir hayli bilgi ihtiva etmekte ise de bunların teknik izahlarına girilmemiştir. 2) Zîc-ül-Kırânât: Zîc-üs-Sagîr de denilen eser, yıldızların mevkilerinin tayini ile ilgili bilgileri ihtiva etmektedir.

3) Kitâb-ül-Emtâr ver-Riyâh: Yağmurlar ve rüzgârlara dair olan bu eser, Hind âlimlerinin görüşlerini aktarmaktadır.

4) Kitâb-ül-Medhal ilâ İlmi Ahkâm-in-Nücûm. Eser çeşitli târihlerde Avrupa’da basılmıştır.