Galatasaray’ da EN’LER VE İLK’LER nelerdir?

Türkiye’nin Avrupa’da kupa kazanan İLK ve TEK futbol takımı GALATASARAY

Dünya sıralamasında 1. sıraya yükselen İLK Türk Takımı.
Devlet üstün hizmet madalyası alan İLK Takım
UEFA Kupası’nı hiç yenilgi almadan kazanan İLK ve TEK Türk Takımı
Üç yıldızı alan İLK takım
Türkiye Süper Ligi’nin İLK Şampiyonu
Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda Avrupa’yı temsil eden İLK ve TEK Türk Takımı
Şampiyonlar Ligi’nde Çeyrek Final’e yükselen İLK Türk Takımı
Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Yarı Final oynayan İLK ve TEK Türk takımı
İstanbul Şampiyonluğu‘nu kazanan İLK Türk Takımı (1908-1909)
Yurt dışında galibiyet alan İLK Türk Takımı (1911)
Yurt dışında maç yapan İLK Türk Takımı (1911)
Şampiyonlar Ligi’ne katılan İLK Türk Takımı
Avrupa’da, UEFA Kupası’nı hiç yenilgi almadan kazanan İLK Takım
Balkanlar’da UEFA Kupasını kazanan İLK ve TEK Takım
Uluslararası maçlarda kendi sahasında ardarda EN çok galibiyet alan TEK Türk Takımı (20 kez) Okumaya devam et Galatasaray’ da EN’LER VE İLK’LER nelerdir?

ATATÜRK VE GALATASARAY

Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk‘ü “bir takım taraftarı” yapmak çabaları, tarihin gerçekleri karşısında her zaman hüsrana uğruyor.Ulusların yaşamında çok az sayıda kişi önder niteliğini kazanmış ve tüm ulusa mal olmuştur. Bu nitelikteki kişilerin kayıtlı belgeler olmadan sözel tanıklıklara dayanarak birtakım alanlarda tüm ulusun aidiyetinden koparılıp bazı camialara mal edilmesi yanlış bir tutumdur. Bu kişiler tarihsel özellikleriyle, kişiler, topluluklar, gruplar ve camialar üstüdür. Bunun tersini savunmak kişi ve camialara bir öncelik kazandırmayacağı gibi, toplumsal boyutta da onarılmaz yaralar açar. Bunun bilincinde olan gerçek önderler de, toplumun tümünü kucaklamayan ve kurucusu olmadıkları ya da arasında yer almadıkları oluşumlara katılma konusunda büyük hassasiyet gösterirler. Mustafa Kemal Atatürk bu özeni göstermemiz gereken kişilerin başında gelir.

Atatürk’ün Galatasaray camiasıyla olan ilişkisi, Galatasaray Lisesi‘ni 2 Aralık 1930, 28 Ocak 1932 ve 1 Temmuz 1933 tarihlerindeki ziyaretleriyle somutlaşmıştır. Çok yakın bir tarihte yitirdiğimiz ve bugün örneğine pek rastlanmayan “duayen” gazeteci Metin Toker’ in sözleriyle,

“Hiçbir lise Atatürk’ten böyle bir ilgi görmemiştir…Galatasaray, sadece ‘Türkiye’nin’ Batı’ ya açılan penceresi’ değil, Atatürk devrimlerinin en önemlilerinden, belki de en önemlisi laisizmin kilometre taşlarından biri olmuştur.
Nasıl Harp Akademisi, Harbiye ve Mülkiye sıradan eğitim müesseseleri sayılmazsa Galatasaray da sıradan bir lise sayılamaz.”


Evrensel bir sevgi Okumaya devam et ATATÜRK VE GALATASARAY

Galatasaray Spor Kulübü Nedir?

Galatasaray Spor Kulübünün

Kuruluşu
1905 Sonbaharı

Kurucuları
Ali Sami Yen, Asım Tevfik Sonumut, Emin Bülend Serdaroğlu, Celal İbrahim, Bekir Sıtkı Bircan, Reşat Şirvanizade, Refik Cevdet Kalpakçıoğlu, Abidin Daver

Kurulduğu Yer
Galatasaray Lisesi 5. sınıfı

İlk Renkler
Kırmızı-Beyaz (Sonradan Sarı-Siyah ve Sarı -Kırmızı)

İlk Lokal
Galatasaray`da Bulgar Sütçü`nün Dükkanı

İlk Amblem
Tobler Çikolatasındaki Kartal

İlk Başkan
Ali Sami Yen

İlk Maç
Galatasaray- Kadıköy Faure Mektebi (2-0)

İlk Spor Dalı
Futbol

İlk Şampiyonluk
İstanbul Pazar Ligi Şampiyonluğu

Kuruluş Hedefi
İngilizler gibi toplu halde oynamak, bir renge ve isme sahip olmak. Türk olmayan takımları yenmek.” Ali Sami Yen

Lefter kimdir?

Lefter Küçükandonyadis’in (solda ayakta duran çocuk) üç yaşındaki fotoğrafı. Büyükada’da evlerinin önünde, ablaları, ağabeyi ve annesi ile. Bu fotoğraf Türk basınında ilk kez yayınlanıyor.
Kaynak; Dr. Akilas Millas, arşiv; Ahmet Tanrıverdi

Lefter Küçükandonyadis’in (solda ayakta duran çocuk) üç yaşındaki fotoğrafı. Büyükada’da evlerinin önünde, ablaları, ağabeyi ve annesi ile. Bu fotoğraf Türk basınında ilk kez yayınlanıyor.
Kaynak; Dr. Akilas Millas, arşiv; Ahmet Tanrıverdi

Lefter 22 Aralık 1925 yılında Büyükada’da dünyaya geldi. Futbola Büyükada’da başladı. Taksim Spor Kulübünde yetişti.

Taksim kulübü yöneticileri kendisine lisans çıkartabilmek için 1941’de mahkeme kararıyla yaşını büyüttüler. Ancak bu sayede takımda oynayabildi. 2 yıl Taksim takımında yer aldı. 1943’te askere gitti, 4 yıl süren askerlikten sonra 1947’de İstanbul’a döndü, Fenerbahçe kulübüne girdi. 1964’e kadar Fenerbahçe forması altında top koşturdu. İstanbul Ligi 1953-1954 sezonunda gol kralı oldu. Bu süre içinde 1 yıl İtalya’nın ACF Fiorentina ve 1 yıl da Fransa’nın OGC Nice takımında oynadı. Yurtdışında da başarılı futboluyla ün yaptı. Türk futbolunun efsaneleşen isimlerinden biri olarak tanındı. Golcülüğünden ötürü Ver Lefter’e, yaz deftere! sloganı onun için çıktı. Futboldaki ustalığından ötürü Ordinaryüs sıfatıyla anıldı. Örnek bir profesyonel olan Lefter, golleri ve gole çevirdiği penaltı atışları ile de Fenerbahçeli taraftarların gözbebeği olduğunu ispatladı.

Başarılı futbol yaşamında toplam 50 kez milli formayı giydi (46 kez A, 1 kez B, 3 kez 21 yaş altı). 1954 FIFA Dünya Kupası’nda forma giyen Lefter turnuvada 2 de gol attı. Türk futbolunda 50. Milli Maç altın madalyasını alan ilk futbolcu oldu. Milli takım formasıyla attığı 21 golle en çok gol atan milli oyuncu unvanını uzun yıllar elinde tuttu, 9 kez de milli takım kaptanlığını yaptı. Fenerbahçe forması altında 615 maç oynadı, 423 gol attı. Lefter bir Galatasaray derbisinde topu doksana çakarak hafızalarda yerini aldı..

Lefter 1964’te futbolu bıraktıktan sonra Yunanistan’ın Egaleo, Güney Afrika’nın Johannesburg takımlarında futbolcu ve antrenör olarak yer aldı. Daha sonra Samsunspor, Orduspor, Mersin İdman Yurdu ve Boluspor’da teknik direktörlük yaptı. Antrenörlük kariyerinden sonra da bir süre spor yazarlığı yaptı. 3 Mayıs 2009’da Kadıköy’de Kuşdili Parkı’na heykeli dikildi..

Lefter Fenerbahçe ile İstanbul Profesyonel liginde 2, Türkiye Şampiyonasında 3 kere şampiyonluk yaşadı. Kariyeri boyunca toplam da 832 gol atarak rekor kırdı..

Ve bu efsane isim futbol oynadığı dönemlerde ”Ver Lefter’e yazsın deftere” sloganları ile anıldı..

Geçtiğimiz hafta tatil için gittiği Yunanistan’da aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve sevenlerini korkutan Lefter, Fenerbahçe Kulübü’nün organizasyonunda ambulans uçakla Atina’dan İstanbul’a getirildi ve Memorial Hastanesi’nde tedavi altına alındı..

22 Aralık 2010 Hüriyet