Kızıldere olayı nedir?


12 Mart darbesi sonrası, THKO üyeleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan hakkında idam cezası verilmiş, idamı engellemek isteyen Mahir Çayan ve arkadaşları da, Ünye’deki radar üssünde çalışan üç İngiliz teknisyeni, Tokat Niksar’a bağlı Kızıldere köyüne kaçırmıştı. Güvenlik güçlerince 30 Mart 1972’de yapılan operasyon sonucu, üç İngiliz’in yanı sıra Çayan ve 9 arkadaşı da ölmüştü.BDP milletvekili olan Ertuğrul Kürkçü ise, olay sonrası sağ olarak yakalanmıştı.

Koçgiri aşireti Nedir?

Kürt-Koçgiri aşiretleri grubu Elazığ, Bingöl, Tunceli (Dersim)’in iç bölgelerinden, Erzurum, Muş, Diyarbakır, Mardin ve çevresinden Sivas ve Batı Erzincan- Malatya ve çevre yöresine göç etmiş Kürt Alevi aşiretler konfederasyonudur.
Koçgiri Kürt aşireti altında toplanan kabileler, çoğunluğu Sivas’ın Zara, İmranlı, Divriği, Hafik, Kangal, Gürün yöresinde yerleşik, yer yer Tunceli de Kayseri’nin Sarız ve Develi, Adana’nın Tufanbeyli, Kahramanmaraş’ın Göksün, Erzincan’ın Refahiye, Kemah, Adıyaman’ın Kahta Malatya’nın Pötürge Darende, Hekimhan ve çevresindeki köylere yayılmış, eski ana dilleri -TÜRKÇE-olan ,ama alevilikleri sebebiyle zamanla asimile olup Kurmanci konuşmaya başlayan bir aşirettir ve Kuzey Dersimin aksine Kürtçe konuşurlar ve Mazgirt-Elazığ şivesi ile neredeyse tamamen aynıdır. Topal osman tarafından katledilen aşırettır.Koçgirinin şu andaki durumu ise şöyledir:

Türkiye Hizbullahı nedir?

Türkiye Hizbullahı, Lübnan’daki Hizbullah ile organik bir bağı olmayan radikal İslamcı, silahlı, yasadışı bir örgüttür. Hizbullah, “Allah’ın partisi” (Allah taraftarı) anlamına gelir.
Liderliğini Hüseyin Velioğlu‘nun( 17 Ocak 2000 tarihinde Beykoz’da bir polis operasyonda öldürüldü) yaptığı silahlı örgüt, daha çok Sünni Kürtler arasında faaliyette bulundu. 2000 yılının başlarındaki yoğun polis operasyonlarıyla önemli ölçüde çökertildi. Terörle mücadelede bu operasyonlar çok önemli birer örnek olarak gösterilmektedir. Okumaya devam et Türkiye Hizbullahı nedir?

Hüseyin Velioğlu Kimdir?

Hüseyin Velioğlu ( 1952 , Gercüş – 17 Ocak 2000 , Beykoz ) Türk Hizbullah‘nın lideridir.
Durmaz olan soyadını 1978 yılında Velioğlu olarak değiştirdi.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde PKK lideri Abdullah Öcalan’la birlikte aynı dönemde öğrenci oldu.
Üniversitede okuduğu dönemlerde Milli Türk Talebe Birliği içinde faaliyet gösterirken, Akıncı grubuyla ilişkiye geçti. 1980 sonrası Diyarbakır’a gitti.
1990’ların başında örgütün militanı oldu. 1991’de eyleme başlayan, örgüt içinde ılımlı olarak bilinen “Menzil” grubunu tasfiye etti.
Hüseyin Velioğlu’nun 1998 yıllarında Kuzey Irak’ta Kürdistan İslami Hareket Lideri Şeyh Osman’dan siyasi ve askeri eğitimi aldığı tespit edildi.
Örgüt içinde bulunduğu kanat(İlim) hükümeti devirme ve İslami bir rejim kurmak amaçlarına uygulamak için silahlı mücadele içinde yer aldı.

17 Ocak 2000 tarihinde Beykoz’da bir polis operasyonda öldürüldü.Operasyon 4.5 saat sürdü.

Yedek subay Mustafa Fehmi Kubilay kimdir?

Yedek subay Mustafa Fehmi Kubilay Okumaya devam et Yedek subay Mustafa Fehmi Kubilay kimdir?

Menemen Olayı nedir?

Yedek subay Mustafa Fehmi Kubilay

Şehit Kubilay Anıtı: Heykeltraş Ratip Aşir Acudoğlu (1898 – 1958) tarafından 1932 yılında yapılan anıt Kubilay Kışlası (57. Topçu Tugay Komutan Yardımcılığı) içerisindeki etrafı çam ağaçlarıyla çevrili en yüksek rakımlı tepenin üzerinde ve tüm Menemen’e hakim bir konumdadır. Anıt Manisa yönüne doğru bakar. Elinde mızrağıyla ufka doğru bakan genç heykeli Türk gençliğini temsil eder. Onun altında ise Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nin bir bölümü yer alır. Arka alanda yan yana yükselmekte olan üç sütundan soldaki Şehit Bekçi Şevki, ortadaki Şehit Asteğmen Kubilay ve sağdaki ise Şehit Bekçi Hasan’ı temsil eder. Anıtın arka tarafında ise “İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.” cümleleri yazmaktadır.

Menemen Olayı ya da Kubilay Olayı, 23 Aralık 1930 günü gerçekleşen, Okumaya devam et Menemen Olayı nedir?

Celali isyanları nedir


Tarih :1519

Bölge :Anadolu

Sonuç :İsyan kanlı bir biçimde bastırıldı.

Celali İsyanları, 16. ve 17. yüzyıllarda, Osmanlı yönetimindeki Anadolu’da toplumsal ve ekonomik yapının bozulmasından kaynaklanan ayaklanmaların tümüne verilen addır. Bu ayaklanmaların adı, bu kapsamdaki ayaklanmaların ilkinin önderi olan Şeyh Celal’den gelir. Bozoklu (Yozgat) olan Şeyh Celal, Mehdi olduğu iddiasıyla 1519’da Osmanlı yönetimine başkaldırdı. Tokat yöresinde başlayan Şeyh Celal ayaklanması, Anadolu Alevileri ve göçebe yaşayan diğer gruplar arasında destek buldu ve devletin ağır vergi yükü altında ezilen binlerce çiftçinin de katılmasıyla hızla yayıldı. Ayaklanma aynı yıl kanlı bir biçimde bastırıldı.

Celali isyanlarının nedenleri

16. yüzyıl ortalarında Osmanlı Devleti’nde ekonomik ve toplumsal bunalım baş gösterdi. Anadolu ve Akdeniz üzerinden geçen uluslararası ticaret yollarının coğrafi keşifler sonucunda yön değiştirmesi de bunda etkili oldu. Osmanlı Devleti, bu ticaret yollarının kendi topraklarından geçtiği dönemlerde sağladığı kazancı yitirdi. Öte yandan Avrupa devletlerinin güçlenmesi karşısında fetihlerin durmasıyla ganimet gelirleri de ortadan kalktı. Devlet, gereksinim duyduğu geliri sağlayabilmek için vergileri artırdı. Osmanlı Yönetiminin Babadan-Oğula geçmemesinde titizlikle durduğu tımar sistemi saltanat haline geldi.

Oluşan bu yarı-feodal durum, vergileri ödeyemeyen köylülerin topraklarını terk etmesine, kasaba ve kentlere iş için göç etmesine yol açtı. Geçim yolu bulamayanlar ise eşkıyalığa başladılar ya da eşkıyaya katıldılar. Bütün bunların sonucunda Osmanlı toplumsal ve ekonomik düzenin alt üst oldu. İşsizlik ve geçim sıkıntısı, medrese öğrencisinden askerine kadar toplumun bütün kesimlerine yansıdı. Ayrıca Anadolu’da yaşayan Alevi halk Osmanlı Devletinin teokratik olmasına karşı çıkıyordu. Bu yüzden sık sık Osmanlı ile arası ters düşüyordu.

Anadolu’da ilk büyük Celali Hareketleri, medrese öğrencilerinin (sahte ya da softa) hareketi olarak ortaya çıktı. Medrese öğrenciler ve medrese bitirip iş bulamayanlar Yozgat, Amasya, Adıyaman, Sivas ve Malatya yörelerinde büyük ayaklanmalar başlattılar. Bu ayaklanmalar tarihe Sahte ayaklanmaları olarak geçti. Daha sonra, asker sınıfından levent ve sekbanlar ayaklandılar. Bu arada Osmanlı Devleti’nin yerel yöneticileri, güç kullanarak halktan vergi toplamaya başladılar. Yerel yöneticilerin zulmü merkezi hükümet tarafından önü alınamaz duruma gelince, III. Murat (1574–1595), III. Mehmet (1595–1603) ve I. Ahmet (1603–1617) soygunlara, yöneticilere ve memurlara karşı köylülerin silahla mücadele etmesini isteyen fermanlar çıkardılar. Bu dönemin önemli ismi şeyhülislam Mustafa Sunullah Efendi olmuş ve devşirme sadrazamlara karşı verdiği fetvalar ile Anadolu’da ki Türk varlığının yaşamasını sağlamıştır.

Destekleyen Gruplar

Anadolu’da meydana gelen Celali isyanlarına sadece çiftçiler ve işsizler destek vermemiştir. Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmet Paşa’nın Laiklik çalışmaları Alevilerden büyük destek almıştır. Osmanlı devletinin teokratik olmasına karşı çıkan Aleviler Celali isyanına destek vermiştir.

Anadolu’daki önemli Celali ayaklanmaları ve önderleri

İlk Celali önderlerinden biri Bolu ve Gerede yöresinde 1581’de ortaya çıkan Köroğlu Ruşen’di. Köroğlu, soyguncu devlet yöneticilerine ve beylere karşı mücadele etti. Yaşamı ve serüvenleri, halk arasında derin izler bıraktı ve Köroğlu Destanı’na konu oldu.

16. yüzyılın sonlarına değin Celali ayaklanmaları, daha çok yöresel bir özellik taşıyordu. 1598’de Sivas ve Maraş bölgesinde çıkan Karayazıcı Ayaklanması, Celali hareketlerinin niteliğini değiştirdi. Sekban askerlerinin komutanıyken ayaklanan Karayazıcıya, dirlikleri ellerinden alınan sipahiler, topraklarını terk eden köylüler, işsiz kalan sekbanlar, yönetimden hoşnut olmayan beyler ve paşalar da katıldı. 20 bin kişilik bir ayaklanmacı ordusunu yöneten Karayazıcı, büyük kentlere bile baskınlar düzenleyip çekiliyordu. Karayazıcı üzerine gönderilen Osmanlı ordusu karşısında Tokat’a çekildi ve 1601’de öldü.

Karayazıcının ölümünden sonra ayaklanmacıların başına kardeşi Deli Hasan geçti. Osmanlı Devleti, Orta Anadolu’ya egemen olan Deli Hasan kuvvetlerini bastıramayınca, onunla anlaşma yolunu seçti. Deli Hasan’ı paşa unvanıyla Bosna beylerbeyliğine atadı. Ancak devletin bu tavrı öbür Celali önderlerini cesaretlendirdi. 1603–1607 arasında Celali ayaklanmaları bütün Anadolu’ya yayıldı. Tavil Ahmed, Canbulatoğlu ve Kalender oğlu gibi Celali önderler devlet otoritesini ortadan kaldırdılar. Anadolu’daki köylüler canlarını kurtarmak için yerleşim yerlerini terk ederek dağlara sığınmak zorunda kaldılar. Osmanlı tarihine bu dönem “Büyük Kaçgun” olarak geçmiştir.

Sonunda Osmanlı Devleti, Celalileri kesin olarak ortadan kaldırmaya karar verdi. Sadrazam Kuyucu Murat Paşa büyük bir orduyla 1606’da Anadolu’ya geçti. 1610 yılına kadar giriştiği savaşlarda Celalileri ve adamlarını acımasızca öldürerek cesetlerini açtırdığı kuyulara doldurttu. Bu dönemde öldürttüğü insan sayısının 65 bin civarında olduğu rivayet edilir.

Erzurum beylerbeyi Abaza Mehmet Paşa 1622’de yeni bir ayaklanma başlattı ve bu ayaklanma ancak 1627’de bastırılabildi. Sultan I. İbrahim döneminde (1640–1648) Sivas Valisi Vardar Ali Paşa ve Isparta yöresinde Kara Haydaroğlu ile Katırcıoğlu ayaklanmaları çıktı. Ama Osmanlı Devleti, ayaklanmacılara karşı siyasetini belli ölçülerde değiştirdi ve onları denetim altına alma yolunu kullandı. Katırcıoğlu, Karaman beylerbeyliğiyle ödüllendirilerek etkisiz hale getirildi. 1658’de ayaklanan Abaza Hasan Paşa’ya da devlet görevi verildi. Anadolu’da 17. yüzyıl ortalarından sonra görülen yerel Celali toplulukları da II. Viyana Kuşatması’ndan sonra Avusturya ve müttefiklerine karşı yürütülen savaşlarda asker olarak orduya alındı.

Celali ayaklanmalarının sonuçları

Celali ayaklanmaları, Osmanlı toprak düzenini büyük ölçüde değiştirdi. Ağır vergiler yüzünden ya da “Büyük Kaçgun” sırasında yerlerinden olan çiftçilerin toprakları mültezimlerin ya da yerel yöneticilerin eline geçti. Vergiler yüzünden borca giren köylüler, işledikleri toprakları sonunda tefecilere kaptırdılar. Osmanlı toprak düzeninin bel kemiği olan Tımar Sistemi bozuldu. Büyük nüfus hareketleri ortaya çıktı ve kentlere büyük göçler oldu. Tarımsal üretim geriledi ve kıtlık tarım ürünleri fiyatlarının yükselmesine yol açtı. On binlerce insan yaşamını yitirdi ve pek çok yerleşim yeri yıkıma uğradı. İsyandan sonraki kıyımdan kaçabilenler İran’a kaçarlarken, saklananlar günümüz İç ve Doğu Anadolu Alevilerinin temelini oluşturmuşlardır ve atalarıdırlar, Saklanamayan ve kaçamayan kalabalık Türkmen aşiretleri ise bugünkü Bulgaristan ve Makedonya topraklarına sürgün edilmişlerdir, o vakte kadar yalnız Batı ana doludan yapılan iskânlarla az bir Türk nüfusuna sahip olan Balkanlarda bu tarihten itibaren Türkler çoğalmıştır. Köylü çiftbozan olmuştur yani tarlasını bırakıp, işlemeyip göç etmek istemiştir işte böyle köylülere çiftbozan adlı ceza vergisi uygulanırdı

Deniz Gezmiş

Deniz Gezmiş, (d. 27 1947, Ankara – ö. 6 Mayıs 1972, Ankara), Marksist-Leninist teorik çizgide hareket eden Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun kurucusu devrimci gençlik lideri.

Deniz Gezmiş, 1947’nin Şubat ayının sonunda Ankara’nın Ayaş ilçesinde doğdu.


Okumaya devam et Deniz Gezmiş

Dünyanın En Gizemli Uçak Kaçırma Olayı

D.B Cooper:24 Kasım 1974′de bir Boeing 727 kaçırıldı, uçağı kaçıran D.B Cooper isimli bir hava korsanıydı, uçak havalandıktan sonra çaldığı 200.000 dolarla birlikte paraşütle uçaktan atlayarak kayıplara karıştı ve asla yakalanamadı, bu olay Amerika tarihin en gizemli soygun ve uçak kaçırma olayı olarak kayıtlara geçti, D.B Cooper bugüne kadar FBI’in yakalayamadığı tek hava korsanıdır, bu olaydan sonra uçak kapılarının uçuş sırasında açılmasını engellemek için bir sistem geliştirilmiş ve bu sisteme


Cooper Vana adi verilmiştir.


Prison Break senaristleri D.B Cooper’ın hikâyesini ismini dahi değiştirmeden aynen aktarmıştır, Fox River’daki Charles Westmoreland isimli mahkûmun gerçek adi D.B Cooper’dır ancak bunu ilk zamanlar saklamaktadır, Scofield’in kaçış planının en büyük parçası D.B Cooper’ın uçaktan atladıktan sonra sakladığı 1,5 milyon dolardır.

Senaristler sadece çalınan paranın rakamını değiştirmişler ve yakalanamayan D.B Cooper’ı yakalanmış gibi hikâyeye aktarmışlardır.

asa

Türkiye’nin ilk uçak kaçırma eylemi

Türkiye hava sahasında şimdiye kadar 18 uçak kaçırma olayı yaşandı.
Anka’nın derlediği bilgilere göre, ilk kaçırma eylemi 3 Mayıs 1972’de yaşandı. Okumaya devam et Türkiye’nin ilk uçak kaçırma eylemi