Senato nedir?

 

Senato, bazı ülkelerde yasama organının bir parçası olarak görev yapan kurumdur. Senatolar genellikle çift meclisli ülkelerde bulunur ve daha yüksek düzeyde olan meclise verilen isimdir. Senatoların asil üyelerine Senatör denir.

Dünya tarihindeki ilk senato Roma İmparatorluğu tarafından M.Ö. 8. yüzyılda kuruldu ve M.S. 6. yüzyıla kadar devam etti. Ayrıca Bizans İmparatorluğu da Doğu Roma İmparatorluğu olarak M.S. 4. yüzyıldan başlayarak 13. yüzyılda 4. Haçlı Seferinin İstanbul’u işgal etmesine kadar senato kurumunu devam ettirdi.

Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya başta olmak üzere birçok ülkede senatolar yasama kurumunun bir parçası olarak görev yapmaktadırlar.

Cumhuriyet Senatosu: Okumaya devam et Senato nedir?

33 Kursun olayi nedir?

33 Kursun olayı;1943 yılında Van Özalp ilçesinde, 33 kişinin hayvan kaçakçılığı iddiası ve 3. Ordu komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın emriyle yargısız olarak kurşuna dizilmesi ve 32’sinin ölümü, birinin kaçması ile sonuçlanan olay.Muğlalı Olayı olayı olarakta bilinmektedir,

II. Dünya Savaşı sırasında özellikle İran sınırında kaçakçılık olayları artmıştı Okumaya devam et 33 Kursun olayi nedir?

Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde 2000’li yıllar

Adalet ve kalkınma partisi:Recep Tayip Erdoğan

12 Aralık 1997 tarihinde tokat’ta yaptığı konuşmada Türk Ceza Kanunu’nun 603456868/15154 maddesinden “Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçundan dört ay hapis cezası alan Recep Tayip Erdoğan’ın 14 Ağustos 2001’de kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi 3 Kasım 2002 seçimlerinde birinci parti oldu.

Seçim yasaklı Erdoğan yerine Abdullah Gül 58. Cumhuriyet Hükümeti’ni kurdu.

11. Cumhurbaşkanı seçimleri

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görev süresinin 16 Mayıs 2007 tarihinde dolacak olması nedeni ile yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi Başbakan Erdoğan’ın muhtemel adaylığına başta CHP olmak üzere diğer siyasi partiler karşı çıkmışlardır.

Okumaya devam et Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde 2000’li yıllar

Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde 1980’li yıllar

.

24 Ocak Kararları

Süleyman Demirel, 1979 yılında Başbakanlık Müsteşarlığı’na getirdiği Turgut Özal’a, yeni bir ekonomik istikrar programı hazırlama görevi vermiş ve program kısa sürede hazırlanmıştır; bir başka deyişle IMF tarafından hazırlanmış olan program, 24 Ocak 1980’de kamuoyuna açıklandı.

IMF’nin daha önce yaptıramadığı isteklerini içeren program; Türkiye’yi tek taraflı olarak yabancı sermayeye açmıştır.

Kararlar uygulanmaya başlanmasından dört yıl sonra, bu politikaların burjuvazinin küçük bir kesimi dışında tüm toplum kesimlerinin çok önemli kayıplarına neden olduğu görülmüştür. Bu politikaların ortaya atıldığı dönemde destekçisi olan büyük holdinglerin önemli bir kesimi desteklerini geri çekmiştir.

24 Ocak kararlarının 12 Eylül öncesi demokratik ortamında uygulanmasının zor olduğu ve Darbe ardından, siyasi cinayetlerin çok kısa sürede sona ermesi, Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin darbeden haberdar olduğu ve darbe gecesi Başkan Jimmy Carter’e bizim çocuklar işi bitirdi anlamında bir mesajın, bir toplantının ortasında iletildiğinin anlaşılması, 12 Eylül Darbesinin Demirel’e karşı değil Ecevit önderliğinde gittikçe güçlenen sol harekete karşı yapıldığı şüphesi uyandırmıştır.

12 Eylül 1980 darbesi

Okumaya devam et Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde 1980’li yıllar

Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde 1960’lı yıllar

1960’lı yıllar

27 Mayıs Darbesi

Kurmay Albay Alparslan Türkeş radyodan darbe bildirisini okurken (27 Mayıs 1960 Cuma sabah saat 5.25)

27 Mayıs Darbesi , 27 Mayıs 1960’ta yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe. Ayrıca 27 Mayıs Askerî Müdahalesi ya da 27 Mayıs İhtilâlı olarak da anılır. Darbe emir komuta zinciri içinde yapılmamıştır; 37 düşük rütbeli subayın planlarları ile icra edilmiştir. Kritik mevziler bu subayların ellerindeki asker ve silahlarla önce ordudaki komuta kademesinin etkisiz hale getirilmesi ile ele geçirilmiştir. Sonra cumhurbaşkanı ve hükümet üyeleri tutuklanarak, hükümet; 235 general ve 3500 civarında subay (daha çok albay, yarbay, binbaşı) emekliye sevk edilerek, ordu; 1402 üniversite öğretim görevlisi görevden alınılarak ve bazı üniversiteler kapatılıp el konularak, üniversiteler; 520 hakim ve yargıç görevden alınılarak, yargı kontrol altına alınmıştır.

Darbeden sonra darbeyi planlayan ve icra eden 37 düşük rütbeli subay ve Emekli Orgeneral Cemal Gürsel in oluşturduğu Millî Birlik Komitesi ülke yönetimini üstlendi. Okumaya devam et Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde 1960’lı yıllar

Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarih Çok Partili Dönem Nedir?

1950’li yıllar

Çok Partili Dönem

II. Dünya Savaşı’nın bitmesiyle basında ve mecliste çok partili siyasal sistemi savunan bir anlayış oluştu. Buna CHP genel başkanı ve cumhurbaşkanı İsmet İnönü de yaptığı konuşmalarla destek verdi. Bunu takip eden gelişmelerde, meclisteki bütçe görüşmeleri sırasında, CHP içinde başını Adnan Menderes, Feridun Fikri Düşünsel, Yusuf Hikmet Bayur, Emin Sazak gibi bazı milletvekillerinin çektiği bir muhalefet oluştu. 11 Haziran’da kabul edilen Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu, parti içindeki muhalefetin güçlenmesine yol açtı. Bu yasanın görüşüldüğü sırada Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan, parti Meclis Grubu’na Dörtlü Takrir olarak bilinen bir önerge verdiler. Ülke ve parti yönetiminde liberal düzenlemeler yapılmasını isteyen bu önerge, 12 Haziran’da reddedildi. Bu gelişmelerden sonra Menderes, Köprülü ve Koraltan partiden çıkarıldı. Bayar ise önce vekillikten sonra partiden istifa etti.

7 Ocak 1946’da Dörtlü Takrir’e imza atanlar tarafından Demokrat Parti, kuruldu. Parti genel başkanlığına Bayar getirildi. DP, ekonomi ve siyasette liberal düzenlemeleri savunuyordu. DP’nin kuruluşu iktidar tarafından önceleri hoş karşılandı. Ama partinin gelişmesi, tavrın değişikliğine ve baskıların yoğunlaşmasına yol açtı. İktidar muhalefeti ihtilalcılıkla suçlarken, muhalefet ise iktidarı tek parti özlemcisi olarak niteledi. Muhalefetin yasalarda ve seçim sisteminde değişiklik isteğinin iktidar tarafından kabul edilmemesi, çatışmaları arttırdı.

Demokrat Parti birinci iktidar dönemimde (1950-54) liberalleşmede önemli adımlar attı. Yabancı yatırımlar desteklendi. Ezanın Arapça okunması ve radyoda dini program yapılması yasağı kaldırıldı ve okullara din dersi kondu. 1950 yılında Kore’ye asker gönderilmesinden sonra 1952’de NATO’ya girildi.

DP’nin üçüncü ve son iktidar dönemi (1957-60), iktidar ile muhalefetin yer yer sokağa taşan sert çatışmaları ile sürdü. 23. Hükümet döneminde Menderes Kıbrıs konusunda imzaladıkları ortaklık anlaşmasına garantörlük maddesini yerleştirerek uluslararası başarıya imza atmıştır

Muhalefetin etkinliklerinin soruşturulması için DP tarafından TBMM içinde Tahkikat Komisyonu kuruldu. Komisyon, CHP lideri İsmet İnönü’nün TBMM’deki konuşmasını yasakladı.

Kore Savaşı

Türkiye Cumhuriyeti, 1950 yılında başlayan Kore Savaşı’na fiilen katılmış ve 1950’den 1953’e kadar tugay büyüklüğünde bir kuvvetle Kuzey Kore’ye karşı savaşmıştı. Kunuri Muharebesi’ndeki başarılarıyla dikkat çeken Türk Tugayı, başta Koreliler olmak üzere bütün dünyanın takdirini kazanmıştır.

II. Dünya Savaşı’nın bitip Soğuk Savaş’ın başlamasıyla Türkiye, uluslararası ortamda kendini yalnız buldu. II. Dünya Savaşı’nda tarafsız kalarak bütünlüğünü Almanya’ya karşı korumuş ancak savaş sonrasında Sovyetler’in Doğu Anadolu’da toprak ve Boğazlarda üs ve ortak savunma talepleriyle karşılaşmıştı. Böylece Sovyet tehdidine karşı müttefik arayan Türkiye Batı Bloğu’na ve Amerika’ya yaklaşmaya başladı.

Türkiye, NATO’ya girişini hızlandırmak için başlayan Kore Savaşı’na birlikler göndermiştir. Özellikle sol kesimler tarafından “Türk gencinin kanının Amerika’ya satılması” şeklinde eleştirilen bu davranış, Türkiye ile Batı Bloğu arasındaki yakınlaştırmayı hızlandırmış ve 18 Şubat 1952’de Türkiye bir NATO üyesi olmuştur.

Tek partili Dönem Nedir?

.

Tek partili Dönem; 1923-1950

Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, devlet-hükümet başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927, 1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk’ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili talimatlar verdi. Yurt dışına hiçbir resmî ziyaret için çıkmamakla birlikte, Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye’yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını ve komutanlarını ağırladı.

Atatürk; 1923-1938

Atatürk dönemi iç politikası devrimleri ve yapılan yenilikleri kapsar.

Atatürk Halk Fırkası adıyla bir parti kurmak niyetini ve siyasi fırkaların gerekliliğini 7 Şubat 1923’te Balıkesir Paşa Camii’nde halka hitaben yaptığı, halkçılık temeline dayalı bir fırkanın kurulması üzerinde durduğu konuşmada

‘Halk Fırkası dediğimiz zaman bunun içinde bir kısım değil, bütün millet dahildir… Halk Fırkası halkımıza terbiye-i siyasiye vermek için bir mektep olacaktır… diyerek belli etmiştir. Okumaya devam et Tek partili Dönem Nedir?

Kurtuluş Dönemi Nedir?

Kurtuluş Dönemi; 1919 – 1923

I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti’nin İtilaf Devletleri’nce işgali sonucunda Misak-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadele. 1919-1922 yılları arasında gerçekleşmiş ve 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Mütarekesi ile fiilen, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile resmen sona ermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri, Lozan Antlaşması’nda da yer almıştır. Buna göre, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün oluşturan Türkiye’de yaşayan ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk ulusunu oluşturmaktadır.

Saltanatın kaldırılmasının ve Lozan Antlaşması’nın ardından TBMM’de en çok tartışılan konulardan biri olan yeni devletin niteliği sorunu Mustafa Kemal Paşa’nın 28 Ekim gecesi İsmet İnönü’yle, devletin niteliğinin cumhuriyet olduğunu saptayan bir yasa tasarısı hazırlaması ile son buldu. 29 Ekim 1923 günü;

“ “Hâkimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. Türkiye Devletinin hükümet şekli cumhuriyettir” ”

Esasına dayalı olarak Cumhuriyet ilan edildi ve yeni Türk Devleti’nin adı artık Türkiye Cumhuriyeti idi.