Saint Barthelemy nedir?

Yıl bin beş yüzlü yılların ortası, Osmanlı tahtında Hürrem Sultan’ın oğlu, Selim vardır. Fransa kralı 9. Charles, İstanbul’a bir elçi gönderir: Francis de Noayt
Elçi bin bir maceradan sonra İstanbul’a gelir, bazen atla, bazen atlı arabayla.

Fransa, Osmanlı Devletiyle anlaşma yapmak ve bazı ayrıcalıklar almak istemektedir. Zaten padişahın babası Kanuni Süleyman’dan Fransız ticaret gemileri için imtiyaz almıştır.
Elçi, günlük tutar, çok kere hayretler içindedir:
“İstanbul, dünyanın hiç bir devlet merkezinde görülmeyecek kadar çeşitli millet ve ırklarla doluydu.”
Elçi, Türkçesini ilerletiyor, İstanbul’u dolaşıyordu:
“Boğaziçi’nin güzelliğine hayrandım, şehrin dört tarafı sık denecek ormanlarla çevriliydi. Türkler ağaca ve ormana çok önem veriyorlardı. Büyük ve meyve ağaçları vardı, sokaklarda kadın yoktu, bu bahçelere giren hırsızlar yakalanınca çok ağır cezaya uğruyorlardı.”
* * *
Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa, bir gün Fransız elçisini çağırır “Saint Barthelemy” katliamını sorar. Saint Barthelemy Katliamı,¨’Aziz Barthelemy Günü’ne denk düşen 24 Ağustos1572 tarihinde Fransa’da Katolikler tarafından Huguenot denilen Protestanlara karşı gerçekleştirilen katliam.

Bu katliam Fransa ve İspanya’nın Flanderes bölgesini denetim altına almak istemesi nedeniyle ve Katolik ile Protestan asilzadeleri arasındaki iktidar çekişmesinden dolayı meydana gelen olaylardan biridir.

Fransa Kralı IX.Charles’ın İspanya’ya yakınlığı ile bilinen annesi Catherine de Medicis’in I. Henry, Duke Guise’i kullanarak kralın Protestan yardımcısı Amiral Gaspard de Coligny’ye düzenlediği suikastir. Olaydan yaralı kurtulan ve evinde ağır yaralı yatmakta olan Coligny’i öldürmek için ikinci bir saldırı düzenleyen Katolik asilzadeler bunu başarmışlar ancak bu kez önü alınamayan bir katliama sebep olmuşlardır.

24 Ağustos 1572 sabaha karşı beyaz haçlı giysileri giymiş Katolikler evlerinde uyumakta olan Protestanlara saldırdılar. Önce Paris’te başlayan katliam daha sonra bütün ülke geneline yayıldı. İki gün süren katliam sonucunda resmi olmasa da on binlerce Protestan’ın öldürüldüğü tahmin edilmektedir.

26 Ağustos 1572’den sonra sağ kalan Fransız asıllı Protestan soyluların tamamı dinlerini terk ederek Katolikliği kabul etmiş, halk tabakası ise İsviçre ve Almanya’ya sığınmıştı¨.
İşte soykırım budur, Protestanları Katolikler katletmişlerdir, hem de kutsal bir günde… Üstelik katledilen Protestanlar, Katolik kralın davetlisi olarak Paris’e gelmişlerdir.
* * *
Sokullu devam eder.
“Bizim sancağımızın dalgalandığı uçsuz bucaksız yerlerde, Dünya’daki bütün dinlere bağlı çeşitli ırktan milletler yaşıyor. Hepsi de inandıklarına ibadet ederler. İstanbul’da, camilerin yanında kiliseler vardır, onların yanlarında da havralar. Türlü mezhepler ve tarikatlar vardır, kimse kimseyi rahatsız etmez.”
Sokullu sözünü öyle bitirir ki:
“Bunları memleketinize dönünce anlatacak mısınız?
Bu cinayetleri yapanlar bizden değildir, ama iftiraya biz uğrarız.”

Sokullu bunları 500 yıl önce söylemiş, 500 yıl sonra bugün değişen ne var ki!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir